Türkiye’de sanat ortamının gelişimine katkıda bulunmak, genç sanatçıların eğitimini desteklemek, uluslararası platformlarda Türkiye’nin sanatçılarıyla yer almasını sağlamak amacıyla hiçbir maddi menfaat beklentisi olmayan sanata gönül vermiş kadınların öncülüğünde kurulan İyilik İçin Sanat Derneği, 15 Mart 2017 Çarşamba günü 90. sanat buluşmasını gerçekleştirdi.

İyilik İçin Sanat Derneği üyeleri sanat tarihçisi Banu Küçüksubaşı rehberliğinde Tophane-i Amire’deki Victor Vasarely Retrospektifi’ni ve Galata Rum Okulu’ndaki “Bunlar Fabl Değil Çocuklar Sergisi”ni sanatçı Ekin Saçlıoğlu ile birlikte gezdiler.

 

Victor Vasarely Retrospektifi

 

Victor Vasarely retrospektifi, 31 Mart tarihine kadar Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde sergileniyor. Op Art’ın kurucusu olarak bilinen Victor Vasarely’i kapsamlı biçimde ele alan sergide, resim, heykel, tasarım ve duvar halılarından oluşan 50’yi aşkın yapıt yer alıyor.

Vasarely, soyut sanatın hâkim olduğu bir dönemde sanatı gündelik olan üzerinden düşünen bir sanatçı olmakla birlikte Bauhaus ekolünün etkisiyle oluşturduğu grafik estetiğiyle bilgisayar çağının erken formlarını ortaya koydu. Renkçi bir tavırla geometrik biçimler üzerinden bir görsel yanılsamalar dünyası kurmuş Vasarely’nin Arkas Holding’in katkılarıyla düzenlenen retrospektifi; Aix en Provence’da bulunan Victor Vasarely Vakfı, Peç, Victor Vasarely Müzesi, Budapeşte Güzel Sanatlar Müzesi, Renault Kurumsal Koleksiyonu ve Arkas Holding Koleksiyonu’ndan yapıtları bir araya getiriyor.

 

Ekin Saçlıoğlu’nun “Bunlar Fabl Değil Çocuklar Sergisi”

 

Her sergisini ilginç ve uyarıcı konulardan yola çıkarak bir bütünlük içinde gerçekleştiren, kendi kuşağı içinde önemli bir yere sahip olan sanatçı Ekin Saçlıoğlu, Bunlar Fabl Değil Çocuklar Sergisi’nde yok olmuş ve yok olma tehlikesindeki canlıları ele alıyor ve insan uygarlığının doğayla çatışmasının bu yok edici örneğine dikkat çekiyor. Desenler, resimler, yerleştirmeler, bitkiler ve heykeller ile bütünlenen sergide, Anadolu Leoparı, Anadolu Vaşağı, Beyaz Kuzey Gergedanı ve kırmızı listedeki daha birçok soyu tükenen canlı, izleyiciye doğanın masum mükemmelliğiyle insanın vahşi uygarlığı arasındaki ilişkiyi bir kez daha anımsatıyor.

Rum okulunun artık öğrencisiz olan boş sınıflarına “Bunlar Fabl değil çocuklar” diyerek seslenen sergi, kayboluşun, yitirişin farklı katmanlarını hem ismiyle, hem yapıtlarıyla oluşturuyor.

X